Description
Yazar: Tekin Ertuğ
454 Sayfa
Binlerce yıldırdilden dile, kuşaktan kuşağa sözlü olarak ve dahi görerek, yaparak, yaşayaraköğrenilip aktarılan zengin kültürel miras özü itibariyle, kendimizden sonrakikuşaklara aktarmamız için önceki kuşakların bize emanetidir. Bu büyük mirasyazılı-basılı ortama alınıp muhafaza edilmezse zamana yenik düşer. Tanıklıklarda öyledir, tespitler, analizler, yorumlar ve fikirler de. Sanat-edebiyatbağlamında yaratıcı potansiyeli yüksek yetenekler elbette ki bundan ayrı düşünülemez.Yaşamın bütün alanlarına giden kapılar sonuna kadar açık olmalı ki, zamanayenik düşmesin hiç biri. Bundan ötürü, uzak-yakın geçmiş zamana yolculuk bazıhallerde elzemdir.
Öyle bir yolculuk ki‘gerçek nerede başlar, masal nerede?’, ayırt edebilmek çok zor. Yaşadığımız topraklarıyurt edinip zor hayatlar sürdü nineler, dedeler. Ne yaptılar, nasıl yaşadılar,ne düşündüler? İnanç, diğer kültürel faktörler, yaşamın binbir yüzü… O kısımsonuna dek ‘yerel, yerli’. Söze konu insan, öyle ya; Hırs, yalan, riya, korku,endişe, haset, neşe, üzüntü, heyecan, sükûnet, aşk, doğum, ölüm… İyi, kötü… Veyaşamın bu yüzü, şüphesiz ‘evrensel’. Belki hepsinden önemlisi, hiçbir şeyingöründüğü ve/ya gösterildiği gibi olmadığıdır.
Koşullar değişti; İnsan,hâlâ aynı insan (mı?)…







Henüz yorum yapılmadı.